Ç ile başlayan 6 harfli kelimeler
Başında Ç harfleri bulunan 6 harfli 230 adet kelime bulunuyor.
Harf Sayısına Göre Kelimelerin Sıralaması
6 Harfli Kelimeler
Çabacı, Çaçaça, Çağcıl, Çağdaş, Çağırı, Çağlak, Çağlar, Çağlav, Çağmak, Çağnak, Çağrım, Çakeri, Çakıcı, Çakılı, Çakmak, Çakmur, Çakşır, Çalaki, Çalgar, Çalgıç, Çalgın, Çalıcı, Çalkak, Çalkar, Çalkın, Çalmaç, Çalmak, Çamçak, Çamlık, Çamuka, Çandır, Çangal, Çapacı, Çapalı, Çapari, Çapçak, Çapgın, Çapgur, Çapkın, Çapmak, Çaprak, Çapraz, Çapsız, Çaptuğ, Çapula, Çarçur, Çardak, Çardaş, Çargah, Çariçe, Çarkçı, Çarkıt, Çarklı, Çarlık, Çarmıh, Çarmık, Çarpan, Çarpık, Çarpım, Çarpış, Çarpma, Çarşaf, Çarşak, Çartır, Çaryar, Çatana, Çatgal, Çatıcı, Çatılı, Çatkın, Çatlak, Çatmak, Çatpat, Çavdar, Çavgan, Çavlak, Çavlan, Çavmak, Çavşır, Çavunt, Çayevi, Çaylak, Çaylan, Çaylık, Çedene, Çeğmel, Çekçek, Çekici, Çekkin, Çekmek, Çekmen, Çekyat, Çelebi, Çelenç, Çelenk, Çelmek, Çelmik, Çelpek, Çeltek, Çeltik, Çember, Çemrek, Çenber, Çençen, Çeneli, Çengel, Çengiz, Çengşi, Çentik, Çentme, Çerçöp, Çerkes, Çerkez, Çermik, Çerviş, Çeteci, Çetele, Çetene, Çevgen, Çeviri, Çevlik, Çevren, Çevrik, Çevrim, Çeyrek, Çıdama, Çığlan, Çığlık, Çığrış, Çıkarı, Çıkçık, Çıkkın, Çıkmak, Çıkmaz, Çıkmış, Çıkrık, Çılbır, Çıldım, Çılgın, Çımacı, Çımbar, Çımrın, Çıngar, Çıngay, Çıngıl, Çınlaç, Çınlak, Çıntay, Çıplak, Çıralı, Çırçıl, Çırçır, Çırnık, Çırpış, Çırpma, Çıtçıt, Çıtlık, Çıtpıt, Çıvgar, Çıvgın, Çıvmak, Çiftçi, Çiğdem, Çiğlik, Çiğnek, Çiğnem, Çiklet, Çileli, Çilsiz, Çimçek, Çimçik, Çimdik, Çimmek, Çingen, Çinici, Çinili, Çinkay, Çipura, Çirkef, Çirkin, Çiseme, Çiskin, Çitari, Çitili, Çitmek, Çitmik, Çivici, Çividi, Çivili, Çizgen, Çizici, Çizili, Çizmek, Çocuğu, Çokgen, Çoklar, Çokluk, Çoktan, Çolpan, Çongar, Çorman, Çotira, Çöğmek, Çökkün, Çökmek, Çökmüş, Çöllük, Çömber, Çömlek, Çömmek, Çöngül, Çöplük, Çöpsüz, Çördek, Çörten, Çözeli, Çözgen, Çözgün, Çözmek, Çözücü, Çufçuf, Çuhalı, Çuhçuh, Çulluk, Çulpan, Çulsuz, Çultar, Çunmak, Çurçur, Çürüme
Bazı Ç ile başlayan 6 harfli kelimelerin eş anlamlıları
çaçaça : hareketli
çağnak : amniyon sıvısı, amnios suyu
çakıcı : bıçakçı
çalgın : çalık, kötürüm, inmeli, sakat
çamçak : çapçak, bardak
çapçak : çamçak
çapgın : enerjik, koşan
çardak : tarla, kameriye, alaçık
çarkçı : bileyici
çaryar : çihardost
çatmak : rastlamak, karşılaşmak, değnek, kılıç, odun, kaşı, üzücü, çatkı, ardılmak, bulaşmak
çaylak : yırtıcılardan, toy, tecrübesiz, acemi
çaylan : çağlayan
çelpek : asbest
çeltek : yardımcı, uşak
çençen : geveze
çeneli : çenebaz
çengel : çengel atış
çerçöp : süprüntü, zel
çermik : kaplıca, ılıca
çeyrek : urup
çığrış : haykırış
çıkmış : çıkma, fırlak, müştak
çılgın : deli, mecnun
Bazı Ç ile başlayan 6 harfli kelimelerin Sözlük anlamları
çeviri :
| TDK: |
| 1. isim Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme "Var olanla her çeşit işlemi bu çevirilerle yürütebiliriz." - N. Uygur |
| 2. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme "Düşüncelerimi sormak üzere bu çevirileri parça parça İstanbul a yollamıştı." - T. Buğra |
çıkmak :
| TDK: |
| 1. -den İçeriden dışarıya varmak, gitmek "Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık." - F. R. Atay |
| 2. nsz Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek "Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı." - Atatürk |
| 3. nsz Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak "Çiçeği burnunda subay çıkar çıkmaz, ben size bir emir eri bulurum." - H. Taner |
| 4. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek "Yeni evimizden çıkıp eski evimize taşındık." - Y. Z. Ortaç |
| 5. Süresi dolduğunda ayrılmak "Daireden çıkmak. Hastaneden çıkmak. Cezaevinden çıkmak." |
| 6. nsz Yapılmak, yürümek "Bu dairede işler kolay çıkmaz." |
| 7. Yetişecek ölçüde olmak "Bu kumaştan bir palto çıkar mı?" |
| 8. Eksilmek "Dörtten iki çıkarsa iki kalır." |
| 9. Meydana gelmek "Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır." - R. N. Güntekin |
| 10. nsz Sıyrılmak, ayrılmak "Bebeğin patiği çıktı." |
| 11. nsz Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak "Borçlu çıkmak. Kârlı çıkmak. Alacaklı çıkmak." |
| 12. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek "Çok sonra öğrenecek bunu. Çok sonra, çocukluktan çıkıp kocaman adam olduktan sonra." - T. Dursun K |
| 13. -i Bir şeyin yukarısına doğru yürümek "Uzun, dik merdivenli bir yokuşu çıktık." - R. H. Karay |
| 14. -de, nsz Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak "Sularda bakteri çıktı." |
| 15. -e Yetkili birinin makamına iş için gitmek "Başkana çıkmak." |
| 16. -e Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak "Arkadaşa piyango çıkmış. Bize yine gezi çıktı. Bu işten size de bir şey çıkar." |
| 17. nsz Bir konu yetkililerce karara bağlanmak |
| 18. -e Mal olmak "Bu ev dört milyara çıktı." |
| 19. -e Oyunda herhangi bir rolü oynamak "Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı." - B. R. Eyuboğlu |
| 20. -e Bir yere ulaşmak, varmak "Karşı kaldırıma geçtiler, sağa sola saptılar, demir yoluna çıktılar." - M. Ş. Esendal |
| 21. -e Karaya ayak basmak "1919 senesi Mayıs ının on dokuzuncu günü Samsun a çıktım." - Atatürk |
| 22. nsz Yayılmak, duyulmak "Başından beri gazetelerde enstitü hakkında havadisler çıkıyordu." - A. H. Tanpınar |
| 23. nsz Olmak, bulunmak, var olmak "Bayramın son günü her iki kadının da işleri çıkmıştı." - O. C. Kaygılı |
| 24. -e Bir iddia ile ortalıkta görünmek "Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın." - P. Safa |
| 25. -den, nsz Yayılmak "Lağımdan pis kokular çıkıyor." |
| 26. -e Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek "Güreşte ona çıkacak kimse yok." |
| 27. -e Bulaşmak "Kravatın boyası gömleğe çıktı." |
| 28. -i Binaya kat eklemek "Evin ikinci katını çıkmadan havalar bozuldu." |
| 29. -e Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak "Bu kahveden sıkıldın, ötekine çıkarsın, anladın mı?" - M. Ş. Esendal |
| 30. nsz Niteliği sonradan anlaşılmak "Eyvah, bu da ötekiler gibi soysuz çıktı." - R. N. Güntekin |
| 31. nsz Belirmek, tanınmak "Bir ilçe belediye başkanı hepsinden açıkgöz çıktı." - M. İzgü |
| 32. nsz Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak "Akıllı çıktı da arkadaşına uymadı." |
| 33. nsz Yerinden oynamak "Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı." - R. N. Güntekin |
| 34. nsz Görünür veya belli bir durumda bulunmak "Tencerenin bakırı çıktı. Zayıflıktan kemikleri çıkmış." |
| 35. nsz Oluşmak, olmak "Fırtına çıkmak. Soğuk çıkmak." |
| 36. nsz Piyasaya sürülmek |
| 37. nsz Bitmek, büyümek, sürmek "Ekinler çıkmaya başladı. Bıyığı çıktı." |
| 38. nsz Verilmek "Maaş çıkmak. Emir çıkmak." |
| 39. nsz Ay veya mevsim geçmek "Mart çıktı. Kış çıktı." |
| 40. nsz Yeni yetişip satışa sunulmak "Erik çıkmış. Çilek daha çıkmadı." |
| 41. nsz Yükselmek, artmak "Fiyatlar çıktı." |
| 42. nsz Artırmak, fiyatı yükseltmek |
| 43. nsz Sesini yükseltmek |
| 44. nsz Büyük abdest bozmak |
| 45. nsz, -den Giderilmek, yok olmak "Leke çıktı." |
| 46. -den Unutmak "O söz benim hatırımdan çıkmadı." |
| 47. nsz Ay, Güneş görünmek "Hava açılmış, ay çıkmıştı." - R. H. Karay "Güneş seni ısıtmak için çıkıyordu." - Y. K. Karaosmanoğlu |
| 48. nsz Yayımlanmak "Yeni çıkmış Fransızca bir iki kitap bulunurdu." - Y. Z. Ortaç |
| 49. nsz Gelmek "Çok geçmeden haber çıkacağını kadınlık insiyakıyla derhâl sezmişti." - R. H. Karay |
| 50. nsz Gerçekleşmek "İnsanın her gördüğü rüya çıkmaz ya!" - M. Ş. Esendal |
| 51. nsz Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak "Arabanın direksiyonu çıkmak." |
| 52. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek "Ev, ev olmaktan çıktı." |
| 53. -le Flört etmek "Sevim, senden başka bir kızla çıkmadım." - A. İlhan |
| 54. -e Erişmek, görmek "Aklı başında ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım." - S. F. Abasıyanık |
| 55. Harcamak zorunda kalmak "Paradan çıkmak. Bin liradan çıktım." |
| 56. -i Vermeye katlanmak "Çık bakalım paraları!" |
çıplak :
| TDK: |
| 1. sıfat Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak "Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı." - E. E. Talu |
| 2. Saçsız (baş) |
| 3. Üzerinde yaprak olmayan "Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı." - H. E. Adıvar |
| 4. İçinde gerekli eşya bulunmayan "Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız." - Y. K. Karaosmanoğlu |
| 5. Yoksul (kimse) "Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal in nesi vardı evlenilecek?" - N. Cumalı |
| 6. Yalın, süssüz "Çıplak bir anlatım." |
| 7. isim Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü |
Ç ile başlayan 6 harfli İlçe isimleri
Çavdır (Burdur)
Çerkeş (Çankırı)
Çameli (Denizli)
Çardak (Denizli)
Çivril (Denizli)
Çermik (Diyarbakır)
Çüngüş (Diyarbakır)
Çeltik (Konya)
Çayeli (Rize)
Çandır (Yozgat)
Çelebi (Kırıkkale)
Çıldır (Ardahan)
Ç ile başlayan 6 harfli kelimelerin geçtiği Ayetler
NEBE - 23, 24, 25, 26: (Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar, orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak kaynar su ve irin tadarlar.