ÖR ile başlayan kelimeler
Başında ÖR harfleri bulunan 126 adet kelime bulunuyor.
Harf Sayısına Göre Kelimelerin Sıralaması
16 Harfli Kelimeler
Örgütlendirilmek
15 Harfli Kelimeler
Örgütlendirilme
14 Harfli Kelimeler
Ördekmercimeği, Örgütlendirmek, Örneklendirmek, Örtbasedilemez
13 Harfli Kelimeler
Örgütlendirme, Örneklendirme, Örümceklenmek
12 Harfli Kelimeler
Örümceklenme
11 Harfli Kelimeler
Ördekgagası, Örgütlenmek, Örgütleyici, Örgütsüzlük, Örnekçeleme, Örneklenmek
10 Harfli Kelimeler
Örgütçülük, Örgütlemek, Örgütleniş, Örgütlenme, Örgütleyiş, Örnekbiçim, Örneklemek, Örneklenme, Örneksemek, Örselenmek, Örtülmemiş, Örümcekler
9 Harfli Kelimeler
Ördekbaşı, Örgütleme, Örnekleme, Örnekseme, Örselemek, Örseleniş, Örselenme, Örseleyiş, Örttürmek, Örüklemek, Örümcekli, Örümceksi
8 Harfli Kelimeler
Ördekler, Ördürmek, Örelemek, Örgensel, Örgütsel, Örgütsüz, Örklemek, Örnekköy, Örneklem, Örneklik, Örseleme, Örtelmek, Örtenmek, Örteşmek, Örtetmek, Örttürme, Örtübaşı, Örtülmek, Örtülmüş, Örtünmek, Örtüşmek, Örücülük, Örükleme
7 Harfli Kelimeler
Ördürme, Örekmen, Örenlik, Örgüsüz, Örgütçü, Örgütlü, Örkleme, Örneğin, Örnekçe, Örtemek, Örtenek, Örtmece, Örtükat, Örtülme, Örtümlü, Örtünen, Örtünme, Örtüsüz, Örtüşme, Örülmek, Örülmüş, Örümcek, Örütbağ
6 Harfli Kelimeler
Örgücü, Örgüde, Örgülü, Örtbas, Örtlek, Örtmek, Örtülü, Örülme, Örülüş, Örümce
5 Harfli Kelimeler
Örcin, Ördek, Öreke, Örgen, Örgin, Örgün, Örgüt, Örmek, Örnek, Örtme, Örtük, Örtül, Örtüş, Örücü, Örülü
4 Harfli Kelimeler
Örek, Ören, Örfi, Örge, Örgü, Örme, Örtü, Örük, Örüm, Örüş
3 Harfli Kelimeler
Örf, Örk, Örs, Örü
2 Harfli Kelimeler
Ör
Bazı ÖR ile başlayan kelimelerin eş anlamlıları
ördek : badi, batbat, kış, palaz, perde, perde ayaklılar, süzgeçgagalılar, vakvak
örekmen : mimar
örenlik : harabelik, harabe
örf : gelenek, anane, âdet, taşralı kalmak, yol, yola
örgen : organ, uzuv
örgensel : organik, uzvî
örgin : taht
örgüde : gözenek
örgütleme : teşkil, teşkilâtlandırma
örgütlendirilme : teşkilâtlandırılma
örgütlendirme : teşkilâtlandırma
örgütlendirmek : teşkilâtlandırmak
örgütlenmek : teşkilâtlanmak
örgütlü : teşkilâtlı, yaratun
örgütsüz : teşkilâtsız
örme : örgü, tekstil teknikeri, triko
örnek : model, göstermelik, numune, tıpkısı, misil, kuralı, misal, asıl, biçim, emsal, kip, mostra, nazir, norm, temsil
Bazı ÖR ile başlayan kelimelerin Sözlük anlamları
örgü :
| TDK: |
| 1. isim Örme işi veya biçimi |
| 2. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey |
| 3. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi |
| 4. Örülmüş saç bölüğü, belik "Kadının başına doladığı örgülerden biri, firketelerden kurtulup omzuna düşüyor eğilince." - N. Meriç |
| 5. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ |
| 6. Yapı "Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu." - Y. K. Karaosmanoğlu |
| 7. Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış "Yaşamın örgüsü içinde gereğinden bile çok çalışkanım." - N. Meriç |
| 8. sıfat Örülerek yapılan, örme "Örgü bir giysi." |
| 9. anatomi Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum |
| 10. tiyatro Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı |
örgütçü :
| TDK: |
| 1. isim Örgütleme işleriyle uğraşan kimse, teşkilatçı |
| 2. Örgütleme işlerinde yetenekli kimse, teşkilatçı |
örük :
| TDK: |
| 1. Örülmüş olan yer "Eğer örük varsa artık paltonun bizimkine ait olduğuna hükmederim." - B. Felek |
| 2. Saç örgüsü |
ÖR ile başlayan kelimelerin geçtiği Ayetler
NAHL - 112: Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıklarından ötürü açlık ve korku sıkıntısını tattırdı.
TAHRİM - 12: İffetini korumuş olan, İmran kızı Meryem'i de (Allah örnek gösterdi). Biz, ona ruhumuzdan üfledik ve Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti. O gönülden itaat edenlerdendi.
MÜMTEHİNE - 4: İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: «Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir. » Şu kadar var ki, İbrahim babasına: «Andolsun senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez» demişti. (O müminler şöyle dediler:) Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.