AAT ile biten kelimeler
Sonunda AAT harfleri bulunan 28 adet kelime bulunuyor.
Harf Sayısına Göre Kelimelerin Sıralaması
9 Harfli Kelimeler
Lümensaat, Mukattaat
8 Harfli Kelimeler
Mutavaat, Mümanaat, Müracaat, Müsaraat
7 Harfli Kelimeler
Menfaat
6 Harfli Kelimeler
Beraat, Cemaat, Fecaat, İcraat, İfşaat, İnşaat, Kanaat, Kıraat, Kıtaat, Mecaat, Sınaat, Şecaat, Şefaat, Şenaat, Tabaat, Zanaat, Ziraat
5 Harfli Kelimeler
İtaat
4 Harfli Kelimeler
Naat, Saat, Vaat
Bazı AAT ile biten kelimelerin Sözlük anlamları
itaat :
| TDK: |
| isim Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma "Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz!" - N. F. Kısakürek |
kıtaat :
| TDK: |
| 1. isim Kıtalar, ana karalar |
| 2. askerlik Asker birlikleri |
saat :
| TDK: |
| 1. isim Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası "Beş altı mil ötedeki karşı kıyıya bir saatte varabilirdik ancak." - A. Erhat |
| 2. Vakit, zaman "Oyuncular meyus olmayarak gene saati geldiği vakit perdelerini açtılar." - M. Ş. Esendal |
| 3. Bir işin yapıldığı belli bir zaman "Yemek saati.""Kahvaltı saati. Uyku saati. Çalışma saati." |
| 4. Günün hangi anı olduğunu gösteren alet "Kolundaki krome saate göz attı." - R. H. Karay |
| 5. Sayaç "Elektrik saati. Su saati." |
AAT ile biten kelimelerin geçtiği Ayetler
BAKARA - 123: Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.
BAKARA - 255: Allah, O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz. ) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.
ENBİYA - 28: Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Allah rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler. Onlar, Allah korkusundan titrerler!.