BI ile başlayan kelimeler
Başında BI harfleri bulunan 82 adet kelime bulunuyor.
Harf Sayısına Göre Kelimelerin Sıralaması
14 Harfli Kelimeler
Bıcıbıcıyapmak
12 Harfli Kelimeler
Bıçkınlaşmak, Bıyığıçıkmak
11 Harfli Kelimeler
Bıçaklanmak, Bıçaklatmak, Bıçkınlaşma, Bıngıldamak, Bıraktırmak, Bıyıklanmak
10 Harfli Kelimeler
Bıçakçılık, Bıçaklamak, Bıçaklanma, Bıçaklatma, Bıkılmayan, Bıngıldama, Bırakılmak, Bırakılmış, Bırakışmak, Bırakmamak, Bıraktırma, Bıyıklanma
9 Harfli Kelimeler
Bıçaklama, Bıçakları, Bıçkıhane, Bıçkınlık, Bıkkınlık, Bıktırıcı, Bıktırmak, Bıldırcın, Bıngıldak, Bırakılma, Bırakışma
8 Harfli Kelimeler
Bıcılgan, Bıcırgan, Bıçaklık, Bıçılgan, Bıçkıevi, Bıkılmak, Bıkışmak, Bıkkıntı, Bıktıran, Bıktırma, Bıldırki, Bılkımak, Bırakmak, Bıyıksız
7 Harfli Kelimeler
Bıçakçı, Bıçaklı, Bıçkıcı, Bıkılan, Bıkılma, Bıkışma, Bılkıma, Bırakım, Bırakış, Bırakıt, Bırakma, Bıtırak, Bıyıklı
6 Harfli Kelimeler
Bıçgın, Bıçkın, Bıkkın, Bıkmak, Bıkmış, Bıldır, Bıngıl, Bıyığı, Bızbız, Bızdık
5 Harfli Kelimeler
Bıcıl, Bıcik, Bıçak, Bıçık, Bıçik, Bıçkı, Bıdık, Bıkış, Bıkma, Bılla, Bıtık, Bıyık, Bızır
Bazı BI ile başlayan kelimelerin eş anlamlıları
bıcılgan : bıçılgan
bıçak : jilet, bileği taşı, fora etmek, gedilmek, karda, kesmek, kın, servis, sofra takımı
bıçakçı : çakıcı
bıçkı : hızar
bıçkıevi : bıçkıhane
bıkılan : bok canına olsun
bıkılmak : usanılmak
bıkkın : usanmış, bezmiş, yanık, yanıklık
bıkkınlık : bezginlik, usanç
bıkma : gına, usanç, usançlık
bıkmak : tekrarlanması, usanmak, bezginlik getirmek, bıkkınlık gelmek, bizar olmak, canına yetmek, dili yanmak, dilinde tüy bitmek, gına gelmek, gına getirmek, illâllah demek, illâllah etmek, usanç getirmek, yaka silkmek, yılmak
bıktırıcı : angarya, elinin körü, usandırıcı
bıldır : tombul
bıldırcın : tavukgillerden, benekli
bıldırki : kıdemli
bılkımak : bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek
Bazı BI ile başlayan kelimelerin Sözlük anlamları
bıçkınlaşmak :
| TDK: |
| nsz Kabadayılık taslamak "Mahalleliden biri sana sataşırsa öyle bize yaptığın gibi sertlenip bıçkınlaşma." - H. R. Gürpınar |
bırakmak :
| TDK: |
| 1. -i Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak |
| 2. nsz Koymak "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı." - T. Buğra |
| 3. Bir işi başka bir zamana ertelemek "Gezmeyi haftaya bıraktık." |
| 4. Unutmak "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?" |
| 5. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek |
| 6. Saklamak, artırmak "Paranın bir kısmını bırakırsan rahat edersin." |
| 7. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek "Cemal Paşa da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı." - F. R. Atay |
| 8. nsz Engel olmamak "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım." - Ö. Seyfettin |
| 9. Sarkıtmak "Saçlarını omzuna bırakmış." |
| 10. nsz Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu." - C. Uçuk |
| 11. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı." - H. E. Adıvar |
| 12. nsz Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim." - R. H. Karay |
| 13. nsz Bıyık veya sakal uzatmak |
| 14. nsz Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?" - R. H. Karay |
| 15. Boşamak "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler." - Ö. Seyfettin |
| 16. Kötü bir durumda terk etmek |
| 17. Ayrılmak, terk etmek "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi." - P. Safa |
| 18. Sınıf geçirmemek, döndürmek "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı." |
| 19. -e Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama sana onar kuruştan bırakayım." - M. Ş. Esendal |
| 20. -i, -e Bakılmak, korunmak için vermek "Eşyamı size bırakacağım." |
| 21. nsz Yanına almamak, yanında götürmemek "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim." - Atatürk |
| 22. -i, -e Sahiplik hakkını başkasına vermek "Bizim komşu bütün malını Kızılay a bırakmış." |
| 23. nsz Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak |
| 24. nsz Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek "İz bırakmak. Leke bırakmak." |