İM ile başlayan kelimeler
Başında İM harfleri bulunan 104 adet kelime bulunuyor.
Harf Sayısına Göre Kelimelerin Sıralaması
15 Harfli Kelimeler
İmparatoriçelik
14 Harfli Kelimeler
İmkansızlaşmak
13 Harfli Kelimeler
İmkansızlaşma
12 Harfli Kelimeler
İmparatoriçe, İmparatorluk
11 Harfli Kelimeler
İmajinasyon, İmambayıldı, İmrendirmek
10 Harfli Kelimeler
İmamkayığı, İmansızlık, İmarethane, İmgelenmek, İmişçesine, İmmoralizm, İmmünoloji, İmrendirme, İmrenilmek, İmtiyazsız, İmtizaçsız, İmzalanmak, İmzalanmış, İmzalatmak
9 Harfli Kelimeler
İmalatını, İmgelemek, İmgelenme, İmitasyon, İmkanları, İmparator, İmpulsion, İmrenilen, İmrenilme, İmtiyazlı, İmzalamak, İmzalanış, İmzalanma, İmzalatma, İmzalayan, İmzalayış
8 Harfli Kelimeler
İmajiner, İmalatçı, İmgeleme, İmrenmek, İmsakiye, İmzalama
7 Harfli Kelimeler
İmamlık, İmaniye, İmansız, İmbisat, İmcelik, İmdatçı, İmgelem, İmgesel, İmlemek, İmmoral, İmrahor, İmrence, İmreniş, İmrenme, İmrenti, İmsakli, İmtihan, İmtisal, İmtisas, İmtiyaz, İmtizaç, İmyazım, İmzasız
6 Harfli Kelimeler
İmamet, İmanlı, İmaret, İmgeci, İmgeli, İmgeye, İmleme, İmtina, İmzalı
5 Harfli Kelimeler
İmalı, İmame, İmbat, İmbik, İmdat, İmece, İmkan, İmleç, İmlek, İmlem, İmren, İmroz, İmruz, İmsak
4 Harfli Kelimeler
İmaj, İmal, İmam, İman, İmar, İmce, İmdi, İmek, İmge, İmha, İmik, İmla
3 Harfli Kelimeler
İma
2 Harfli Kelimeler
İm
Bazı İM ile başlayan kelimelerin eş anlamlıları
imaj : imge, düş, hayal, hülya, izlenim, intiba
imajinasyon : imgelem
imalâtçı : yapımcı
imam : önder, hoca, mortocu, müctehid
imamlık : imamet
imaniye : fideizm, inancılık, ınancılık
imanlı : inançlı, mutekit, insaflı, vicdanlı, inanlı, itikatlı, mümin, yandu
imansızlık : inançsızlık, inansızlık, itikatsızlık, münkirlik
imar : bayındırlık, geliştirme, harita kadastro teknisyeni
imarethane : imaret
imbisat : yayılma, genişleme
imce : harf
imcelik : abece, alfabe
imdi : artık
imek : ek fiil
imge : hayal, imaj, düş, hülya, fiksiyon
imgelem : muhayyile, imajinasyon
imgeleme : tahayyül, hayal gücü, hayal gücü
imgeye : şiir
Bazı İM ile başlayan kelimelerin Sözlük anlamları
imdat :
| TDK: |
| 1. isim Tehlikede olana yapılan yardım "Gelen imdat kuvvetinden vaktiyle haber alamıyor, mağlup oluyoruz." - O. S. Orhon |
| 2. ünlem "Yetişin, kurtarın" anlamlarında bir seslenme sözü "Ağlıyorsun, imdat, imdat! diyorsun." - A. Gündüz |
imge :
| TDK: |
| 1. isim Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya |
| 2. Genel görünüş, izlenim, imaj "Efsanevi asi kız imgesine, bu imgenin kararlı ödünsüzlüğüne kavuşabilirdi." - M. Mungan |
| 3. ruh bilimi Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj |
| 4. ruh bilimi Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj |
imrenme :
| TDK: |
| isim İmrenmek işi, imrenti, gıpta "Bütün bu saf sözleri, bir kısmı gerçek bir imrenme ile, bir kısmı içten gelen bir alayla dinliyordu." - H. E. Adıvar |
İM ile başlayan İlçe isimleri
İmamoğlu (Adana)
İmranlı (Sivas)
İM ile başlayan kelimelerin geçtiği Ayetler
MÜMTEHİNE - 10: Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.
BAKARA - 102: Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların (ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı!.
TEVBE - 126: Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belâlarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar.