MU ile başlayan N ile biten kelimeler
Başında MU harfleri bulunan ve N ile biten 24 adet kelime bulunuyor.
Harf Sayısına Göre Kelimelerin Sıralaması
10 Harfli Kelimeler
Muameleten, Muhtasaran, Muhtemelen, Muntazaman, Muvakkaten
9 Harfli Kelimeler
Muahharen, Muteberan
8 Harfli Kelimeler
Muhammen, Muhammin, Mukannen, Muslihin, Musluğun, Mutantan, Mutasyon
7 Harfli Kelimeler
Muayyen, Mutmain, Muvazin
6 Harfli Kelimeler
Muavin, Muflon, Muhsin, Muslin
5 Harfli Kelimeler
Mulin, Muson
4 Harfli Kelimeler
Muin
Bazı MU ile başlayan N ile biten kelimelerin Sözlük anlamları
muahharen :
| TDK: |
| zarf Sonradan |
muayyen :
| TDK: |
| 1. sıfat Belirli "Fakat bu hususta daha muayyen bir tarzda konuşmak icap eder." - N. Hikmet |
| 2. Belirlenmiş "Basit beden terbiyesi hareketleri dahi muayyen kaidelere uymayı, çalışmayı, terlemeyi icap ettirir." - M. Kaplan |
| 3. Bilinen "Para muayyen ellerde birikiyor." - N. F. Kısakürek |
muvakkaten :
| TDK: |
| zarf Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak "Muvakkaten onu nöbetçi asistanın odasına yatırmışlar." - P. Safa |
MU ile başlayan N ile biten kelimelerin geçtiği bazı kitap isimleri
Ölmeyi Bilen Adam Muhsin Ertuğrul - Yazar: Ayşegül Çelik
Rocky, Cohen ve Muhsin Bey'den Örneklerle Hayatım - Yazar: Meriç Demiray
Muhsin Yazıcıoğlu Şiir Yarışması Güldestesi - Yazar: Kolektif
MU ile başlayan N ile biten kelimelerin geçtiği Ayetler
BAKARA - 112: Bilâkis, kim muhsin olarak yüzünü Allah'a döndürürse (Allah'a hakkıyla kulluk ederse) onun ecri Rabbi katındadır. Öyleleri için ne bir korku vardır, ne de üzüntü çekerler.
MAİDE - 113: Onlar «Ondan yiyelim, kalplerimiz mutmain olsun, bize doğru söylediğini (kesin olarak) bilelim ve ona gözleriyle görmüş şahitler olalım istiyoruz» demişlerdi.
BAKARA - 260: İbrahim Rabbine: Ey Rabbim! Ölüyü nasıl dirilttiğini bana göster, demişti. Rabbi ona: Yoksa inanmadın mı? dedi. İbrahim: Hayır! İnandım, fakat kalbimin mutmain olması için (görmek istedim), dedi. Bunun üzerine Allah: Öyleyse dört tane kuş yakala, onları yanına al, sonra (kesip parçala), her dağın başına onlardan bir parça koy. Sonra da onları kendine çağır; koşarak sana gelirler. Bil ki Allah azîzdir, hakîmdir, buyurdu.